Jean Genet’nin Ezilenleri ve Hainleri

Fransız yazın dünyası geçmişten bu yana tıpkı Orta Çağ şairi François Villon örneğinde olduğu gibi sıra dışı olarak nitelendirilebilecek yazarlara kucak açmıştır hep. Fransız okuyucu daha yakın zamanlarda da sisteme karşı çıkan, gerek anarşist ruhlarıyla yaşama tutunamayanlara arka çıkan, gerek sürdürdükleri yaşam biçimleriyle karanlık evrenlerde dolaşan şairlere, yazarlara tanık olmuştur. Çağdaş Fransız edebiyatının aykırı kalemi Jean Genet de sıra dışı kimliğine ve yaşantısına karşın edebiyat dünyasına girebilmiş ve tıpkı çağdaşı Bernard-Marie Koltès gibi kendisine kalıcı bir yer edinebilmiş marjinal isimler arasında yer alır. Otobiyografik anlatının hâkim olduğu şiir, roman, oyun ve hatta makale türündeki üretimiyle uluslararası bir üne sahip olmuş, okuyucuların ve seyircilerin yanı sıra akademik çevrelerin de ilgisini çekmiş bir sanatçıdır Genet. Yurtdışında olduğu gibi ülkemizde de yazarın yapıtları çokça incelenmiş, özellikle de lisansüstü araştırmalara, tezlere konu olmuştur. Banu Ayten Akın’ın kaleme aldığı Genet’nin Ezilenleri ve Hainleri başlıklı çalışmasını da bu kategoride değerlendirebiliriz. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Sahne Sanatları Anabilim Dalı öğretim üyesi olan Yrd. Doç. Dr. Banu Ayten Akın, akademisyen, dramaturg, oyun yazarı kimliklerini bir arada barındıran, kısacası kuramı uygulamayla deneyimleyen bir isim.

Genet'nin Ezilenleri ve Hainleri Kitap Görseli
Genet’nin Ezilenleri ve Hainleri Kitap Kapağı

Söz konusu kitap, Türk tiyatro dünyasına sonsuz katkı sağlayan, sadece tiyatroya odaklanan yayınlarıyla türünün ülkemizdeki ve belki de dünyadaki tek örneği olan Mitos-Boyut Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Akın, akademik bir bakış açısıyla incelediği yazarı ve oyunlarını iki bölüm halinde okuyucuya sunuyor. Yazarın yazınsal kimliğinin oluşum sürecine, üretim yelpazesine koşut olarak değinen giriş yazısını takiben, kitabın ilk bölümünde “Hayatı ve Edebi Kimliğine Etkisi” inceleniyor. Ortak kabul görmüş bir düşünce olmasa da, kanımca yaşanmışlıklar yazınsal yapıtları şekillendiren en önemli etmenlerdendir. Genet’nin yapıtı tam da bu noktada yaşamının bir yansısı niteliğindedir. Akın’ın alıntılayarak aktardığı üzere, otobiyografik öğelerle harmanladığı Hırsızın Günlüğü’nde, “Ailesi tarafından terk edilmiş biri olarak toplumdışı olmayı, erkeklere âşık olmayı, çalmayı ve suç işlemeyi severek daha da derinleştirmeyi doğal buldum. Böylece beni reddetmiş bir dünyayı ben de bütünüyle reddettim” (s.17) diyerek yazar da bunu dile getirmektedir. Bu bölümde Genet’nin yaşam öyküsü yazarın yapıtlarına göndermelerle ele alınırken, aktivist yanı, dünya görüşüne ve siyasi yaklaşımlarına yönelik düşünceleri de gerek kendisinin, gerek araştırmacıların yapıtlarından alıntılarla vurgulanıyor.

Kitabın ikinci bölümü “Jean Genet Tiyatrosu”na ayrılmış. Bu tiyatroda Akın’ın da belirttiği gibi yazarın “parçalanmışlıklar toplamı olan dünyaya olan protestosunun oldukça yoğun izleri söz konusudur. Gerçekler ve düşler iç içe geçmekle birlikte temelde Jean Genet adının değişmez çağrışımı olan başkaldırıya hizmet ederler.” (s.37) Bu bölümde Genet’nin bir oyun yazarı olarak profili çizilirken, Hizmetçiler, Balkon, Zenciler, Paravanlar ve Sıkıgözetim başlıklı tanınmış oyunları da daha ayrıntılı olarak ele alınmış.

Genet’nin Ezilenleri ve Hainleri, yazarı tanımayanlar için, bu sıra dışı kişilikle tanışmak ve tiyatrosuna bir adım atmak için iyi bir fırsat. Özellikle de dil engeline takılan frankofon yazarları Türk okuyucuya tanıtan bu tür çalışmaları kaleme almak kanımca faydalı bir girişimdir. Frankofon araştırmacılar umarım bu düşüncemi paylaşırlar ve Fransız yazarları tanıtıcı incelemelere yoğunlaşırlar.

TEB Oyun Dergisi Sayı 34’e ulaşmak için tıklayınız.


Bu yazıyı yer işaretlerinize eklemek ister misiniz?

Yazar Hakkında / Beki Haleva

Yorum yap

Lütfen birkaç kelime yazıp Enter'a basın

TEB Oyun sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et