Bitmeyen Hesaplaşma-Medea Material

Bu yazı İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü öğrencilerinin eleştiri yazılarını merkeze alan yaz projemiz kapsamında yayınlanmaktadır.

Medea, tiyatro tarihinin en tartışmalı karakterlerinden biri olarak, adı her çağda tiyatro sahnesinde zikredilmiştir. Anneliği ve kadınlığı arasında bir salıncakta hiç durmadan sallanan Medea, Antik Yunan yazarlarından Euripides’in sarsıcı tragedyasının baş karakteri olarak literatürde önemli bir yere sahiptir. Kimi zaman cadılık, kimi zaman barbarlık, kim zaman da zalimlikle suçlanan Medea kocasının ihaneti sonrası, iki oğlunu katleden bir anne olarak her devirde tekrar tekrar yargılanır. 

Euripides’in aynı adda olan mitolojik bir hikâyeden kurguladığı Medea tarih boyunca birçok yazarın kaleminden farklı biçimlerde yeniden yazılmıştır. Alman yazar ve tiyatrocu Heiner Müller’in 1982’de yazdığı Yağmalanmış Kıyı, Medea Material, Argonotlu Manzara üçlemesinin bir oyunu olan Medea Material, bu kez  Medea’yı kendi hikâyesinin dışına çıkararak, batı kültürünü eleştiren ve doğuyu temsilen; ezileni, işçi-emekçiyi, köleliği, alt sınıfı, kadınlığı, ırkçılığı, soykırıma uğrayanı ve bunun gibi pek çok kesimin temsilcisi bir karakter olarak karşımıza çıkarıyor.

İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği Medea Material, oyun metniyle paralel giden sahnelemesiyle, bir gölün tabanında diğer atıklarla birlikte Medea’yı tasvir ediyor. Sahne öncesi ön oyunda; üzerinde oyuncak bebeklerin dikili olduğu pelerin giyen bir kadın, fuayede seyirciyi karşılıyor. Kadın bir süre kayıp ve öldürülen çocukların resimlerinin asılı olduğu bir panoya yüzü dönük bir şekilde kıpırdamadan oturduktan sonra ayağa kalkıyor ve fuayede tur atarak, seyirciyi de peşinden götürüyor. Fuayede yine Medea mitine gönderme yapan Medea’nın kocası Iason’un teknesi bir minyatür maket olarak yerleştirilmiş. Seyirci mit ve hikâyeden izler taşıyan bu küçük ipuçlarıyla oyuna ısındırıldıktan sonra, salona alımlar başlıyor. Çünkü oyunda bu mitten ve tragedyadan fazlası sizleri bekliyor ve oyunun dozu gittikçe artacak buna hazırlıklı olmalısınız. Seyirciyi salonda tiyatro perdesi yerine şeffaf bir naylon ve yukarıdan sarkıtılan salıncakta yatar pozisyonda bir kadın bekliyor. Bir gölün dibi olarak tasarlanan sahne, oldukça huzursuz ve merak uyandırıcı. Salıncaktaki kadın gözlerini kırpmadan baş aşağı seyirciye bakıyor. Öyle ki bir manken mi insan mı ayırt etmek mümkün değil. 

Medea Material oyunundan bir kare.

Oyun başlayınca Medea salıncakla iniyor ve yavaş yavaş toparlanarak ilk repliklerini söylüyor. Oyun metninde Euripides’in Medea’sını ve miti bilmeyenler için açıklayıcı ifadeler repliklere yedirilmiş. Oyun epizotlardan oluşuyor, zaman kırılmaları ve mekân algısında yapılan değişiklikler solilogların içine yerleştirilmiş, bazen bir Yunan şehrindeyiz, bazen Almanya’da bir sokakta… 

Sahne gerisindeki barkovizyona yansıtılan dünya tarihinden gerçek görüntüler, Medea’nın sözcüsü olduğu trajedilerin, zaman mekân fark etmediğini seyirciye gösterirken, acının dilinin aynı olduğunu ve yüzyıllar önce yazılmış bir kurgu karakterin mücadelesiyle ortaklaşılabileceğini gösteriyor. Oyunda Afrika müziği eşliğinde yapılan danslar, Medea’nın öfkesinin kontrolden çıktığı epizotlar, seyirciyi koltuğunda sarsmayı başarıyor ve seyircinin ırk, din, dil, renk ayırt etmeksizin yaşanan tüm kıyımlara karşı kayıtsız kalmaması gerektiğini hissettiriyor. 

Medea’yı canlandıran ve oyunu büyük ölçüde tek başına sırtlanan oyuncu Sükûn Işıtan’ın güçlü oyun dili ve bedenini kullanışındaki profesyonelliği gerçekten çok etkileyici. Oyunda ona eşlik eden ve Iason’u oynayan Furkan Şahin’in bedenin sınırlarını zorlayan performansı da bir kez daha ifade etmek gerekirse oyunculuğun hakkını veriyor. Oyunda dansçılar ve koro olarak genç yetenekleri de görmek mümkün; Nazlı İnan, Serenay Sorgeç, Aleyna Güreli, Elif Demir bu isimler arasında. 

Çevirisini Hilal Ceylan’ın yaptığı oyunu sahneye koyan Ayşe Emel Mesçi, kurguladığı sahne tasarımıyla dünya tarihini bir de Medea’nın gözünden okurken, satır arasında kalmış kıyımlara dikkat çekiyor. Oyunda barkovizyon kullanımı, ses efektleri ve ışık tasarımları çarpıcı bir etki yaratıyor.Medea Material her epizodunda duygudan duyguya geçeceğiniz, bazen sahneye çıkıp danslara katılmak isteyeceğiniz, bazen yutkunmakta zorluk çekeceğiniz ve en çok düşünceler içinde salondan çıkmanızı vadeden çok güçlü ve etkisi uzun süre geçmeyecek bir oyun… Medea Material adı üstünde, Medea Anne ve aslında tüm ötekileştirilenlerin annesi. Medea bazen bir Gaia, bazen bir Demeter gibi yeryüzündeki tüm varlıkları için savaşıyor. Medea artık sadece anneliği ve kadınlığı ile hesaplaşmıyor, tüm dünya tarihi ile hesaplaşıyor.


TEB Oyun Dergisi‘nde yer alan diğer eleştiri yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında / Damla Narcı

Lütfen birkaç kelime yazıp Enter'a basın

TEB Oyun sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin