Nabucco
Savaşın karanlığı
Milattan önce 586 yılındayız. Babil İmparatorluğu Yehuda Krallığı’nı ele geçirmiş. Sürgün edilen ve köleleştirilen Yahudiler çaresiz. Tutsaklar korosu insanın içine işleyen bir müzik eşliğinde bizleri savaş dünyasının içine çekiyor. Sürgün edilme, vatan özlemi, özgürlük arayışı kapkaranlık bir dünyaya götürüyor bizleri. Tapınağa sığınan Yahudiler Tanrı’ya yalvarırken, Babil Kralı Nabucco ve ordusu Kudüs’ü ele geçirmiş bile.
Halkın çığlığı
Viyana Operası’ndayım. Tiyatro ve opera yönetmeni Günter Kraemer’in Nabucco yorumunun odak noktasını koro oluşturuyor. Korkunç bir diktatör olan Babil Kralı Nabucco’nun elinde çaresizliğe sürüklenen tutsaklar korosu…
Verdi özel yaşamında büyük acılar ve çalkantılar yaşadığı gençlik döneminde bestelediği bu operada koroya çok önemli bir yer vermişti. Kişisel çatışmaların sınırlarını kıran ve geniş halk kitlelerinin, adaletsizliğe uğrayanların sesini sergileyen koro duygusal bir yoğunluk yaratıyordu. Aynı zamanda izleyiciyle sahne arasında bir iletişim kuruyor, böylece araya girerek, açıklayarak olayların akışını tetikliyordu. Milano Scala Tiyatrosu’nda ilk sahnelendiğinde (1842) koro İtalya’nın ulusal bütünlüğüne ve özgürlüğüne de gönderme yapıyordu. Bazı sahnelerde hafif, uçar gibi akıp giden koronun çok açık politik bir iletisi vardı.

Nabucco’nın kendini tanrı ilan etmesi
Güç ve iktidar hırsı Nabucco’nun (A.Enkbath) gözlerini öylesine körleştirmiştir ki kendi kızları Fenena ve Abigail’i bile hiçe sayar. Fenena’nın (Monika Bohinec)Yahudi prensi İsmael’e aşık olması, Yahudilerin elinde Kral’a karşı kullanabilecekleri büyük bir kozdur. Ancak Nabucco için bu bir şey ifade etmez. Çünkü o iktidarda kalmak için her şeyi göze almıştır, öz kızını feda etmeyi bile… Ama onun için en büyük tehlike üvey kızı Abigail’dir (Anna Netrebko), çünkü Abigail’in de tek amacı babasını devirerek Babil İmparatorluğu’nu ele geçirmektir. Ama kendini dev aynasında gören Nabucco öylesine bir iktidar hırsına kapılmıştır ki gözü hiçbir şeyi görmez. İktidar sarhoşluğu içinde kendini Tanrı ilan eder, böylece tanrısal düzene başkaldırır. Aynı anda gök gürler ve şimşekler çakar,Tanrı’nın gazabına uğrayan Nabucco bir anda aklını yitirir… Gücü elden gittiği anda dev diktatör balon gibi söner. Artık o çaresiz, zavallı bir insancıktır.
Eril dünyadaki kadın
Abigail’e şimdi entrikalarla başa geçmenin yolları açılmıştır. Kız kardeşi Fenena’nın tersine hırs ve nefret dolu yıkıcı bir kadındır Abigail. Öfkesi, saldırganlığı sınır tanımaz, çünkü Nabucco’nun öz kızı olmadığını, bir köle olduğunu keşfetmiştir. Olayların akışını öfkesi tetikler. Herkese Fenena’dan daha değerli olduğunu kanıtlamak ister. Öte yandan Fenena’nın sevgilisi İsmaele’ye de aşıktır ama İsmaele Fenena’yı sever. Abigail bu operanın en trajik karakteridir çünkü hem evlat hem de kadın olarak ihanete uğramıştır. Kimse kendisini istemez. Ötekileştirilmesini güç ve iktidar hırsıyla aşmaya çalışır.
Ataerkil düzenin yeniden kurulması
Nabucco hapishanede dünyadan koptuğu anda büyük bir dönüşüm yaşar. Kendi sınırlarının ve yanlışlarının bilincine varır ve inancını değiştirerek Yahudiliğe geçer. Böylece akıl sağlığına yeniden kavuşur ve kızı Fenena’nın hayatını kurtarır. Verdiği zararın ve kötülüklerin bilincine varan Abigail ise babasına ihanet ettiği ve entrikalar çevirdiği için pişmanlık içinde kendini öldürür.
Günümüzde Abigail’in saldırganlığını kendini şiddet dolu erkek dünyasında kabul ettirmenin bir uzantısı olarak okuyabiliriz. Abigail kadına erkekle eşit haklar tanımayan ataerkil sistemin içinde kendini kabul ettirebilmek için ister istemez saldırgan olmak zorundadır. Ama operanın öyküsünde Abigail’in kötü bir insan, neredeyse bir canavar olarak gösterilmesi erkeklerin güçlü kadın korkusunu dile getiriyor. Fenena iyi yürekli örnek kadındır, bu açıdan da operanın sonunda mükafatlandırılır, Abigail ise kadın hâliyle erkeklerin dünyasına girdiği için, başka deyişle aktif olduğu ve politik kariyere yöneldiği için kötüdür, cezalandırılır.

Opera yorumu
Yıllar önce Köln’de izlediğim Brecht’in Üç Kuruşluk Opera yorumuyla tanıdığım Günter Kraemer bu opera yorumunda operayı tarihselliğinden soyutluyor. Koronun günümüz göç hareketine gönderme yapması, köklerinden ve vatanından kopma ve politik göçü temsil ediyor. Basbariton Kral Nabucco sınırsız narsizmi ile günümüz diktatörlerini çağrıştıyor. Ama operanın sonunda adaleti sağlayan ütopik öyküsü günümüz gerçeklerine çok uzak. Dünyamızı dört bir yandan ele geçirmiş olan günümüz diktatörlerinin akıllarını başlarına getirebilecek olan tanrısal bir adalet sistemi yok ne yazık ki. Tam tersine tanrılar artık diktatörler için çalışıyor. Nitekim Trump gibi bütün dünyayı tehlikeye sokabilecek güçteki bir diktatör kendisini kutsayarak Tanrı’nın kendisine bahşettiği lütuftan söz ediyor.
Kraemer sahneyi en aza indirgeyen durağan ve minimalist yoruma yönelmiş. Ön sahnede hep saydam bir perde gibi İbranice harfler ve yazılar akıyor. Nabucco aklını yitirdiğinde harfler üst üste gelmeye, kaymaya, silikleşmeye başlıyor. Sahne tasarımı ise oldukça durağan, dahası donuk. Arkada merdivenler görüyoruz. Kişiler konumlarına göre (yukarı, aşağı) merdivenleri kullanıyorlar. Söz gelimi Nabucco başlangıçta en tepede dururken, aklını yitirdiğinde aşağılara iniyor.
Bu yorumda patetik bir yaklaşımdan özellikle kaçınılmış, daha çok hüzün ağırlıkta. Bunu özellikle Fenena karakterinin durağan ve sakin yorumunda ve donuk mezzo soprano sesinde hissettim. Ancak operanın bütününde bu rol oldukça renksiz ve silik kalıyordu. Öte yandan Abigail’de sınırsız bir enerji ve güç patlaması yaşıyoruz. Abigail bu operada öfkesi ve çaresizliğiyle dramatik gerilimi sağlıyor. Anna Netrebko gibi dünyaca ünlü bir sopranonun bu rolü üstlenmiş olması bence Nabucco’nun doruk noktasını oluşturuyordu. En yüksek tınılarda bile gücünü ve parlaklığını bir an bile yitirmeyen olağanüstü sesi insanın içine işliyordu.
Baskı ve iktidarın kötüye kullanılması konusunu ele alan bu operada belki de beni hem rolüyle hem de sesiyle en çok etkileyen etkin bir aktivistten bir kurbana dönüşen Abigail karakteri oldu.
TEB Oyun Dergisi‘nde yer alan diğer eleştiri yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.





