Yersiz Yurtsuz Öznenin Yası: Hiçbir Şey Moralimizi Bozamaz

Binbir Gece Masalları’nda yer altına inen, denizler arasında dolaşan kahraman, yolculuğunun sonunda “Sen kimsin?” sorusu ile karşılaşır. “Sen kimsin?” aynı zamanda Kral Oidipus tragedyasında Sfenks’in sorusudur. İnsanın içinde dolaştığı labirentin çıkışsızlığını dile getirir. Yağmur Ilgım Öztekin’in yazdığı, Melda Narin Güler’in yönetmenliğini, Rümeysa Ercan’ın dramaturgluğunu yaptığı Hiçbir Şey Moralimizi Bozamaz oyununu izlerken de kafamda dolaşan soru “Sen kimsin?”

Olduğumuz kişiyi bulabilir miyiz? Parçalanmadan kalabilir miyiz? Kendimizi anlatabilir miyiz? Var olmak, dünyada bir yer edinmek, kimlik inşa etmek; köklenmekle, ikame edilen, oturulan yerle, evle ilişkili.[1] Heidegger Almanca’da bvan, bauen sözcüğünün oturmak, kalmak, ikamet etmek, inşa etmek anlamına geldiğini söyler ve oturmanın varlığın (sein) temel özelliği olduğunu dile getirir:

Bauen, buan, bhu, beo aslında bizim bin (varım) sözcüğüyle aynı sözcüktür. Ne demektir öyleyse ich bin (varım)? Bin’in bağlandığı eski bauen sözcüğü şöyle yanıt veriyor bize: ‘varım’, ‘varsın’ sözcükleri şu anlama gelir: oturuyorum, oturuyorsun. Senin ve benim var olma biçimimiz, bizlerin dünya üzerinde var olmamızın biçimi oturmadır.”[2]

Hiçbir Şey Moralimizi Bozamaz oyunundan bir kare.

Evsizlik; yersiz yurtsuzluk, göçebelik, parçalanma anlamlarını taşır. Bir yerde ikamet edememe, oturamama; köklenememe, var olamama ile ilgilidir. Hiçbir Şey Moralimizi Bozamaz oyununda da Rüzgar; yersiz yurtsuz bir göçebedir. Rüzgar’ın bir evi yoktur; onun dünyaya kökleriyle tutunabilme çabası, kimlik inşa etme arzusu evsizliğiyle parçalanır. Rüzgar, toplumun dışladığı bir sürgüne dönüşür, var olmaya çalıştıkça bölünür. Oyuncu, müzisyen, işsiz, garson, panda kostümüyle çocukları eğlendiren bir animatör olur. Dünyada bir yer edinmeye çabaladıkça köklerinden sökülür. 

Oyun, bir elmanın iki yarısı gibi hem ortadan ikiye bölünmüş hem iç içe geçmiş, kenetlenmiş kadınla erkeğin hikâyesini anlatır. Tangonun ellerini birleştirdiği kadın ile erkeğin birbirine uzaklaşmasının ve yakınlaşmasının ritmini, adımlarını, kalp atışını gösterir. Ben ve ötekine dönüşen kadın ve erkeği dile getirir. Sanem adli tıp doktoru; düzenli bir geliri, kendine ait bir evi olan güçlü bir kadın. Rüzgar ise oyuncu olmak için iş garantili bölümünü bırakmış; düzenli bir geliri, kendine ait bir evi olmayan, toplum tarafından ötekileştirilen bir erkek.

Oyun; ev-evsiz, yerli-misafir, varlık-yokluk, iş-işsiz ikiliklerini ev imgesi üzerinden sorgular. Rüzgar geçici olarak abisinin yanında kalır, sonra bir süreliğine kız arkadaşının yanına yerleşir ama huzurlu olamaz, tamamlanamaz. Rüzgar’ın işsizliği, evsizliği, yersiz yurtsuzluğu; kimliğini inşa etmesine engel olur. Rüzgar kaygan bir zeminde savrulur. Ev, insana uzamı açar:

“İnsanın yeryüzünün malzemelerini (taş, kerpiç, ahşap, keçe, buz, deri) kullanarak oluşturduğu yer, bu yakınlıktan dolayı onu yeryüzüne bağlar. Böylece insan kendine dünyada bir yer açmış olur ve bir şekilde varlığın şekil bulmasını sağlar.”[3]

Ev; bir sığınak, yuva, çatı, mahfaza, kabuk, insanın dünyada kapladığı alandır. [4] Yersiz yurtsuz Rüzgar, dışarıdan gelen tehditlere, tuzaklara, engellere karşı korumasız, savunmasız kalır. Etrafını saran zehrin panzehrini arar, bulamaz, yalnızlaşır, kendisine ve çevresine yabancılaşır. Hayal ve gerçek, umut ve umutsuzluk arasında kaybolur. Mezun olduğundan beri işsiz olmanın yarattığı travmayla yaşar.

Rüzgar, oyuncu olmak ister ancak toplumsal dilin, normların, yasaların tahakkümü altında kalır; çevresindeki insanların sözleriyle, bakışlarıyla yara alır. “Zehir ilk başta dikkat çekmeyebilir. İnsan bir ‘İyi misin?’ sorusuyla tetikleniverir. Sonra ‘İyi miyim?’ diye düşünür. Açıklama yapmamak için ‘İyiyim.’ der.” Rüzgar iyi rolünü oynamaya başlar, kim olduğunu gizler ve var olmaya çalışırken yok olur. Onun geleceğe dair umutları, hayalleri bir balon gibi söner. Rüzgar’ın umutsuzluğu büyük bir yasa dönüşür; o, kendi içine kapanır ve toplumun dışına atılır: “Bunlar için artık geç, geç kaldım.”

Rüzgar’ın hikâyesi var olmaya çalıştıkça toplumsal maskelerin arkasına gizlenen, gizlenmek zorunda kalan insanın hikâyesi. Toplumsal yasalarla, normlarla engellenen, birey olmaya çalıştıkça kimliksizleştirilen “öteki”nin hikâyesi. Oyun toplumsal normları, tabuları, geleneksel kalıpları sorgular: “Her şey zehir olabilir; söz, bir insan, bir düşünce, bir dost…” Dilin açtığı yarıkları seyirciye gösterir.

Oyun hem toplumun hem oyunculuk dünyasının yasalarını, kurallarını, beklentilerini eleştirir. Güzellik, popülerlik, metalaşma kavramlarını tartışır. Oyuncunun kimliğini yerle bir eden yapıyı sorgular. Oyunda insanın oynama arzusunun, toplumsal normlar tarafından kabul görmediğinde nasıl anlamsızlaştığı; oyunculuğun; para kazanma, geçim sıkıntısı, işsizlik gibi kavramların altında nasıl ezilip aşındığı ortaya konur.

Yağmur Ilgım Öztekin ile Mehmet Berkay Baygın’ın gerçekçi ve doğal oyunculuklarıyla oyun, zamanda bir yarık açıyor ve seyirciyi de içine alıyor. Yalın sahne tasarımı, Rüzgar’ın ve Sanem’in hikâyesini, aşkını, umudunu, acısını ve yasını büyüterek çoğaltıyor. Loş ışık, siyah elbiseler ve dekor, umudu ve umutsuzluğu, yaşamı ve ölümü, varlığı ve hiçliği, birlikte olmayı ve yol ayrımını imgeliyor. Oyun, nihayetinde yersiz yurtsuz öznenin yeryüzünden sürülmüşlüğünün yasını tutuyor.

Dipnotlar

[1] Jale N. Erzen. Üç Habitus: Yeryüzü, Kent, Yapı. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2019. s. 21.

[2] Martin Heidegger. “Kentin Felsefesi”. Çev. O. Kunal. Cogito, S. 8, 1996. s. 68.

[3] Jale N. Erzen. Üç Habitus: Yeryüzü, Kent, Yapı. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2019. s. 234-235.

[4] Gaston Bachelard. Uzamın Poetikası. Çev. A. Tümertekin. İstanbul: İthaki Yayınları, 2008. s. 90.

Kaynakça

Bachelard, Gaston. Uzamın Poetikası. Çev. A. Tümertekin. İstanbul: İthaki Yayınları, 2008. 

Heidegger, Martin. “Kentin Felsefesi”. Çev. O. Kunal. Cogito, 1996, S. 8. 

N. Erzen, Jale. Üç Habitus: Yeryüzü, Kent, Yapı. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2019. 


TEB Oyun Dergisi‘nde yer alan diğer eleştiri yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında / Bahar Yıldırım Sağlam

Lütfen birkaç kelime yazıp Enter'a basın

TEB Oyun sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin