Üstün Akmen’i Bir Kez Daha Sevgiyle Anmak…

30 Ekim 2015, tiyatromuzun en çalışkan, en üretken eleştirmenlerinden biri olan sevgili dostum Üstün Akmen’in aramızdan ayrıldığı tarih.  On yıl geçmiş aradan… 2025’in şu son  günlerinde,  bir kez daha selam göndermek istiyorum kendisine… Zaman çok hızlı akıyor ve ne yazık ki böylesi bir garip tempoda sürdürdüğümüz yaşamlarımızdan  önemli olaylar, önemli tarihler de uzağa düşüveriyorlar birdenbire…  

Eleştirilerini topladığı kitapları arasında dolaşıyorum…2010’da çıkan Yüzde 100 Tiyatro kitabında 49 yıldır tiyatro üstüne kalem oynattığından söz eder Üstün Akmen. Yoğun bir biçimde yazdığı tiyatro eleştirilerinin yanında opera, bale eleştirileri bu yılların ürünleridir.  Yeni Ufuklar, Varlık, Evrim, A, Yeni İnsan, Yeni Dergi gibi dergiler, Cumhuriyet gazetesi yıllar içinde yolunun kesiştiği yayınlar. Ve de Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB) Başkanı olduğu sırada kurulmasına öncülük ettiği TEB Oyun Dergisi

Veee  Perdeee, Üçüncü Zil, Tiyatroda Ayna Var, Koltuk Tozu,  Maskenin Öteki Yüzü, Yazı Uçtu Sahneye Kondu, Yüzde 100 Tiyatro, Özdemir Abi’me Mektuplar eleştirilerini topladığı değerli kitaplar. Bitmez tükenmez bir tutkuyla izlediği onca oyuna yönelik olumlu / olumsuz gözlemler, incelemeler, sorgulamalar… Mitos Boyut Yayınları, Broy Yayınevi ve Cumhuriyet Kitap gibi çeşitli yayınevlerinden çıkan ve de  arşiv değeri taşıyan çalışmalar.

Elimde, Üstün Akmen’in Gülriz Sururi ve Engin Cezzara  adadığı Yazı Uçtu Sahneye Kondu kitabı…2012’de Mitos Boyut Yayınları tarafından basılmış. Sayfaları çeviriyorum: Sevda Şener Hocamız şöyle diyor; “Üstün Akmen’in yaşadığı dönemin tiyatro yaşamına tanıklık eden ve yorum getiren eleştiri yazılarının toplu olarak yayımlanması ile tiyatro tarihimiz hiç kuşkum yok ki güvenilir bir kaynak yapıt kazanmış oluyor.” 

Ali Poyrazoğlu onu şu  sözlerle tanımlıyor aynı kitapta:  “Üstün Akmen genelde büyük bir sanat dostu, özelde derin bir tiyatro sevdalısıdır.  Yalnızca yazmaz, eleştirmez bol bol tartışır; kavgasını eder; doğruya en çok yaklaşabileceği noktadan bakmak ister tiyatroya. Öznelliğini yitirmemek için büyük bir gayret sarfeder ve başarır da. Tiyatro eleştirmenlerinin sayısı azalırken gazetelerin, dergilerin kültür-sanata ayırdığı yerler de giderek ufalır, seyrelirken Üstün Akmen hiç yılmaz, hiçbir engel onu yıldıramaz…”

Pek çoğumuz gibi, benim için de Üstün Akmen;  sözünü sakınmayan, lafını dolandırmayan bir eleştirmendi… Tiyatro için yazdı. Sanat ve sanatçı düşmanlığının giderek tırmandığı bir ortamda tiyatronun öneminin altını ısrarla çizdi. Bu bağlamda yüzünü Anadolu’ya döndü.  Oradaki çeşitli tiyatro etkinliklerini yakından takip etti ve bu alanda yapılan çalışmalara verdiği değeri her daim vurguladı. TEB Başkanlığı sırasında Anadolu Tiyatro Ödülleri’nin oluşması için gayret etti. 

Ne güzel söylemişti Genco Erkala adadığı Tiyatroda Ayna Var kitabının Önsöz’ünde: 

“Dionysos tapınaklarından koparak, Shakespeare’in saraylarında krallığını sürdüren, giderek Ionesco’nun sandalyeleri üzerine yerleşen yıllar yılı, çağlar çağı haşarı bir çocuk kimliğiyle kabına sığamayan; çeşitli kuşakların önünden çeşitli kavramlar ve anlayışların ürünü olarak geçen tek sanat türüdür tiyatro.

Tiyatro…

Yani bir çeşit ayna…

Bir anlamda yanılsama, yanılsama ve yaşanan “katharisis”in ancak özdeşleşme, yani “ayna” ile olası oluşunun belgelendiği bir saha.

İnsanı, insana insanla anlatan türün asırlardır tuttuğu yansıtıcı.

Ve yaşamın gerçekten bir tiyatro sahnesi olduğuna inanarak hem kendilerine, hem de çevrelerine ayna tutan binlerce tiyatrocu…”  

Vefatından kısa bir süre sonra eşi Şaylan Akmen tarafından başlatılan Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri Onur Ödülü 2025 yılında  Zeliha Berksoy, Dikmen Gürün, Zeynep Oral, Seçkin Selvi’ye verildi.  Törende yaptığım kısa konuşmayı burada paylaşarak bir kez daha sevgi ve saygılarımı sunuyorum dostum Üstün Akmen’e:

“Hepimizin bildiği gibi, çok yönlü, kültürlü, zarif, aydınlık bir insandı Üstün Akmen. Çeşitli gazete ve dergilerde sözünü sakınmayan, lafını dolandırmayan bir eleştirmen olarak takip ettik onu yıllarca. Üslubu kimi zaman sertti, kimi zaman yumuşak ama her zaman tiyatromuzun yeni açılımlar kazanması için uğraştı. Yorulmadı, bıkmadı… İktidardaki partinin  tutucu kültür sanat politikalarını her daim cesaretle yerdi.  Sorguladı… .

Söyleyecek çok söz var dostum, arkadaşım eleştirmen Üstün Akmen üstüne.  Ama ben bir soruyla noktayı koymak istiyorum bu kısa teşekkürüme:  Yıllar önce, onun, Yarim Nereyi Mesken Tuttun? kitabını yüzümden eksilmeyen bir tebessümle okumuştum. Şimdi, farklı bir ruh hâliyle, sormak istiyorum kendisine; “Dostum Nereyi Mesken Tuttun?” Evet, inanıyorum ki Üstün’ün kalemine,  kitaplarına yansıyan enerjisi genç eleştirmenleri, eleştirmen adaylarını tetikleyecektir…”  


TEB Oyun Dergisi‘nin 52. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında / Dikmen Gürün

Lütfen birkaç kelime yazıp Enter'a basın

TEB Oyun sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin