Kısalar Festival Ekibiyle “Kısa” Bir Söyleşi
Bu yıl ikincisi düzenlenen Kısalar Festivali, 18–21 Haziran tarihleri arasında DasDas Ataşehir’de gerçekleştirildi. Dört gün boyunca 52 kısa oyun ve performansa ev sahipliği yapan festival; DasDas’ın Alternatif Sahne, Açık Sahne, Büyük Salon, fuaye ve restoran alanlarında gerçekleştirilen gösterilerle birçok sanatseveri bir araya getirdi. Her gösterimin ardından ekiplerin seyircilerle gerçekleştirdiği kısa soru-cevap oturumları ise alternatif ve bağımsız toplulukların İstanbul seyircisiyle buluşması açısından önemli bir fırsat sundu. Şimdi, Kısalar Festivali ekibiyle festivalin hazırlık süreci, festivale ilişkin geri dönüşler ve performansların seçki süreci gibi konular üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştireceğiz.
Baturalp Ali Yavuz: Öncelikle söyleşi teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Festivalde yer alan işlerin büyük bir kısmını izleme şansım oldu. İzlediklerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki; bence “Kısalar” salt bir tiyatro festivali olmanın ötesinde, oyunlar, performanslar, çağdaş dans gösterileri ve deneysel araştırmalarla birlikte disiplinlerarası bir festival olarak kendini var etti. Festivalin bu disiplinlerarası ruhu sizin planladığınız bir şey miydi yoksa seçki sürecinde kendiliğinden mi gelişti?
Kısalar Festival Ekibi: Kesinlikle baştan beri tasarladığımız ve hayalini kurduğumuz bir ruhtu bu. Bu yüzden de adımız “Kısa Oyunlar Festivali” değil, “Kısalar Festivali”. Kısa form, doğası gereği esnemeye, sınırları ihlal etmeye ve deneyselliğe çok açık. Amaçlarımızdan biri de bu alternatif yaratım alanını üreten herkese açabilmekti. Başvurular da bu kararımızı desteklemiş oldu. Seyirciyle buluşma fırsatı bulamayan birçok iş festivalde yer aldı.

B.A.Y: Bu sene ikincisi düzenlenen festivale başvurular nasıldı? Geçen seneyle karşılaştıracak olursanız festivalin sürdürülebilir olması ve önümüzdeki senelerde devam etme ihtimalini nasıl değerlendirirsiniz?
K.F.E: Geçen sene 165 başvuru vardı, bu sene 245. Bu da bizi bir şeyleri doğru yaptığımıza dair mutlu ediyor. Tabii ki ikinci senesinde festival daha fazla duyuldu ve bilinirliği arttı ama insanların da Kısalar sahnelerinde olmak ve işlerini göstermek istediklerine inanıyoruz. Biz, festivalin sahnede olanlarla, seyircilerle ve ekiplerle var olduğuna inanıyoruz. İkinci senemizde bunu geliştirebilmiş olmamız, önümüzdeki yıllarda bunu devam ettirebileceğimizin bir göstergesi bizim için.
B.A.Y: Dört günlük festival için oldukça yoğun bir program vardı. Yaklaşık 45-50 kadar iş yer alıyordu sanırım. Bu yoğun programa ilişkin ekiplerden veya seyircilerden size gelen herhangi bir geri dönüş var mı? Bu yüksek tempoyu festival adına yararlı olarak mı, yoksa tekrar düşünülmesi gereken bir unsur olarak mı değerlendiriyorsunuz?
K.F.E: Bu sene festivalde 52 kısa vardı. Geçen sene daha da yoğun bir programımız vardı. Bir film festivali düşünün. Günde üç film izlersiniz, aynı saate denk geldiği için bazı filmleri kaçırırsınız. Bir filmden diğerine yetişmek için acele edersiniz. Dolayısıyla programın yoğun olmasıyla ilgili bizim bir şikâyetimiz yok. Hiçbir izleyiciden de buna dair olumsuz bir şey duymadık. Tam tersi, bir oyundan çıkıp kısa bir ara verip başka bir oyuna girmek, dört gün boyunca kurulan bir izleme maratonu yaşamak herkes için çok heyecan verici.
B.A.Y: Festivalde yer alan temalardan ve bu temaları neden seçtiğinizden kısaca bahsedebilir misiniz? Hangi çerçevede bu temalara karar verildi ve bu temalar altında üretilen işleri bir festival çatısı altında toplamanızdaki temel motivasyon neydi?
K.F.E: Temaları çalışırken ve karar verirken yaşadığımız çağa, toplumsal olarak hem ülkemizde hem de dünyada nelerin konuşulduğuna bakıyoruz. Her tema kendi başına bir manifesto gibi. Bu dönemin ruhunu taşıyorlar. Evrensel temaları öne çıkarmak da istediğimiz şeylerden biri. Dünyadaki festivallerde neler var, onlara da bakıyoruz. Çünkü Kısalar Festivali’nde yer alan bir performans, belki uluslararası bir festivale de başvurabilir ve üzerine çalıştığı bu tema işine yarayabilir.
B.A.Y: Festivalin adında da yer alan “kısa” kelimesi üzerinde biraz durmak istiyorum. Festivalin çıkış noktasında yer alan “kısa” kelimesi hangi motivasyona dayanıyor? Bana, alternatif ve bağımsız ekiplerin üretimlerini eşit düzeyde sergileyebileceği kısa bir görünürlük imkânı olarak gözüken festival, günümüz dünyasının kısa içerikleri hızlı tüketim biçimi üzerinden düşünüldüğünde bu bağlamda nasıl konumlanıyor? İşlerin kısa olmasındaki festival zorunluluğunun temel nedeni nedir? Bir görünürlük imkânı yaratmak için mi “kısa” işleri tercih ediyorsunuz, yoksa bu tercihin altında başka bir motivasyon mu yatıyor?
K.F.E: Günümüz dünyasında “kısa” kelimesi ne yazık ki hızlı tüketimle, geçicilikle ve sabırsızlıkla eş değer görülüyor. Bizim festivalimizin çıkış noktasındaki “kısa” ise bunun tam tersi bir motivasyona dayanıyor: Biz kısa formun hızlı tüketimine değil, tam aksine yoğun etkisine ve gücüne odaklanıyoruz. Yani bizim için kısa, eksik olan veya çabuk tüketilen bir şey değil.
Tabii ki bağımsız ve alternatif ekipler için eşit düzeyde bir görünürlük imkânı yaratmak ana motivasyonlarımızdan biri. Ancak tek neden bu değil. Kısa form, sanatçıya muazzam bir özgürlük ve deneysellik alanı açıyor. Anlatının içinde kaybolmak yerine, kısa bir anın içine sonsuz bir anlam sığdırma cesareti. Biz “kısa”yı günümüzün tüketim hızına uymak için değil, tiyatronun ve performansın en saf, en keskin hâlini sahneye taşımak için bir yol, bir manifesto olarak seçtik.
B.A.Y: Biraz da önümüzdeki yıl festivale başvuracak katılımcılara ilişkin bir soru sormak istiyorum. Seçki sürecinde dikkat ettiğiniz kriterler nelerdir? Bir üretimin festival bünyesinde yer alabilmesi için özellikle ne üzerine daha fazla düşünmesi ve çalışması gerekiyor? Önümüzdeki yıl başvuracak adaylar için birkaç ipucu verebilir misiniz?
K.F.E: Biz öncelikle metne bakıyoruz; çünkü başvurunun ilk gördüğümüz ve elimizdeki en tamamlanmış öğesi o. Sonra temayla bağlantısına ve sahneye koyma fikrine bakıyoruz. Bunlarla ilgili başvuranlardan biraz detay istiyoruz. Sanırım en önemli şeylerden biri, fikrini iyi anlatıp ortaya koyabilmek ve seçtiği temaya bağlı kalabilmek.


B.A.Y: Bize biraz festival ekibinizden ve seçici kurulunuzdan bahsedebilir misiniz? Seçici kurulu gizli tutmak isterseniz bunu anlayışla karşılayabiliriz. Ama yine de ekipten bahsetmeniz, sizleri ve festivalin ruhunu anlamak açısından iyi olabilir.
K.F.E: Biz bu yapıyı aslında klasik anlamda bir “seçici kurul” olarak adlandırmıyoruz. Çünkü bizim için bu süreç, yalnızca başvurular arasından seçim yapmak değil, festivalin düşünsel ve sanatsal hattını birlikte kurmak anlamına geliyor.
Kısalar ekibi, sahne sanatlarıyla ilgili benzer meseleleri dert edinen, belirli sanatsal ve entelektüel kavramların etrafında buluşan insanlardan oluşuyor. Gelen başvurulara da bu ortak zemin üzerinden bakıyoruz. Her işi kendi içinde değerlendirirken, aynı zamanda festivalin genel atmosferiyle, temalarıyla ve birbirleriyle nasıl ilişki kurduklarını da düşünüyoruz. Bu yüzden yaptığımız şeyi daha çok bir kürasyon süreci olarak görüyoruz. Kısalar’ın bir filtresi var ve bu filtre yalnızca teknik ya da biçimsel ölçütlerden değil, festivalin ruhundan, merak ettiği sorulardan ve sahne sanatlarına bakışından oluşuyor.
Festival ekibini ise çemberler gibi düşünebilirsiniz. Aslında kalabalık bir ekibiz. Festivalin dört gününe gelene kadar çalışan bir ekip var. Sonra teknik ekipler, prodüksiyon ve operasyon ekipleri, bizim için çok önemli olan performanslar sonrasındaki söyleşileri gerçekleştiren arkadaşlarımız var. Her sene de bu ekibin büyüyeceğine inanıyoruz.
B.A.Y: Bildiğim kadarıyla iki senedir festivali DasDas Ataşehir’de düzenliyorsunuz. Önümüzdeki sene için başka mekânlarla da iş birliği yapmayı düşünüyor musunuz? Belki eş zamanlı farklı mekânlarda yürütülen bir “Kısalar Festivali” sizin için nasıl bir düşünce olur?
K.F.E: DasDas’la yaptığımız iş birliği yalnızca mekânı kullanmakla sınırlı değil aslında. Festival boyunca prodüksiyon, teknik ve operasyon ekipleri de Kısalar Festivali’nin bir parçası hâline geliyor. Bu yüzden DasDas’a özellikle teşekkür etmek isteriz. Dört gün boyunca bize alan açmaları, festivalin teknik ve operasyonel anlamda sorunsuz ilerlemesine destek olmaları bizim için çok kıymetli.
İstanbul’da dört gün boyunca tek bir mekânda, herkesin bir arada vakit geçirebildiği bir festival düzenlemek kolay değil. DasDas bize bu anlamda önemli bir konfor ve bütünlük sağlıyor. Ekiplerin, izleyicilerin ve festivalde yer alan herkesin aynı atmosferin içinde buluşabilmesi, Kısalar’ın ruhu açısından çok değerli.
Elbette Kısalar Festivali’ni, aynı özeni ve konforu sağlayabildiğimiz her yerde yapmayı isteriz. Bu yalnızca İstanbul’da başka bir sahne anlamına gelmiyor; Ankara’da, Hatay’da, belki Berlin’de ya da Londra’da Kısalar’ı hayal etmek de bizi heyecanlandırıyor.
Bununla birlikte ana festivalimizin kendi ritmi, amacı ve atmosferi var. Eş zamanlı, farklı mekânlarda yürüyen bir yapı şu an için önceliğimiz değil. Çünkü bizler de festivalin her anına şahit olmak, ekiplerle ve izleyicilerle bir arada olmak, söyleşileri takip etmek ve oyunları izlemek istiyoruz.
Buna ek olarak, sene içinde ana festivalden farklı bir amaçla kurgulanacak başka bir Kısalar formatı üzerine de düşünüyoruz.

B.A.Y: Bildiğim kadarıyla, geçen yıl Kısalar Festivali’nde yer alan üç farklı kadın oyunundan yola çıkarak, o ekiplerle birlikte yeniden prova sürecine girip yeni bir oyun ürettiniz. Bu sene düzenlenen festivaldeki ekiplerden bazıları hakkında yine böyle bir planınız var mı?
K.F.E: Evet, geçen sene festivalde olan Kozmokrator, İç Ses ve Kafes adlı üç kısayı yeniden çalıştık. Fırat Aygün yönetti ve 3 Kısa olarak sahneye koyduk. Bu sene de planlarımızın içinde böyle bir çalışma var. Ama festival henüz yeni bitti, yorgunluğu biraz atıp sonrasında çalışmaya başlarız.
B.A.Y: Cevaplarınız için ve davetimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Bağımsız ekipleri ve alternatif işleri görünür kılma konusunda destekleyen böyle bir festivalin sürdürülebilir olmasının biz sanatçılar için çok kıymetli olduğunu da eklemek isterim. Emeklerinize sağlık. Önümüzdeki senelerde daha da genişleyen “Kısalar”da buluşmak dileğiyle.
K.F.E: Biz de desteğiniz için teşekkür ederiz.
Kısalar Festivali ile ilgili güncel gelişmeleri, açık çağrıları ve başvuruları aşağıdaki bağlantılardan takip edebilirsiniz:
Kısalar web sayfası: https://www.kisalarfestivali.org
Kısalar Instagram sayfası: https://www.instagram.com/kisalarfestivali?igsh=MXA2dWM3N2NrMmEwbw%3D%3D
TEB Oyun Dergisi‘nde yer alan diğer söyleşi yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.





